Bakmaya doyamadığım...Sakınmaktan bakamadığım...
Büyüyorsun günbegün...
BİR RÜYAYDI, RÜYAMIN ADI RÜYA OLDU..

Çok severdim...Bizden biriymiş gibi gelirdi bana Cin ali...Saman kağıttan, seri halindeki kitaplardan en çok kırmızı olanını severdim ben, neydi serinin adı hatırlamıyorum...Şimdi kızıma aldığım kitaplar nasıl renkli, nasıl zengin kağıtlı..Ama Cin Aliye değişmem hiçbirini...O tanımayacak Cin Ali'yi, tanısada sevmez şimdiki zamaneler zaten, düğmesine bastığında sesler çıkaran şarkı söyleyen kitaplardan sonra hiç sevmezler hemde, üstüne dalga geçerler birde.
Yaşlanıyor muyuz ne?
Siyah ilkokul önlüğüm en moda olanındandı:)) Nasıl güzel gelirdi bana, elbise gibi...
O kadar çok hatıra canlanır ki ilkokul yıllarımla ilgili kafamda, bazıları da silinip gitmiş, arkadaşlarım hatırlatır bazen...
Tam 19 yıl geçmiş ben ilkokulu bitireli.. Okulun bahçesinde kovalamaca, lastik, dansa davet oynadığımız ilkokul arkadaşlarım bu Pazar buluşuyorlar...Bensiz.
2 gün önce çektiğim bu fotoğraflara ne kadar büyüdüğünü, beni taklit ettiğini, içine birazcık espiriler de serpiştirerek yazmayı düşünüyordum oysa ben.
Unutmamak adına not alıyorum kendime; yutma konusundaki zorlanmalarım sona erdi yazmıştım daha önce, ama cesaret edip kahvaltısını ayrı ayrı yediremiyordum ben hala, yaklaşık 1 hafta önce bizim gibi yiyor artık, elveda mama şeklindeki kahvaltı...
Kitaplarından bile favori oyuncaklarımız çay-pasta takımımızla oynarken araya yaratıcı oyunlar sıkıştırıyorum; tabak, çatal, kaşık, bıçak, bardak ve fincanları ayrıştırma oyunu, tabakları şurda, fincanları şurda ayrı ayrı toplayalım şeklinde; ilk başta güzelce aynı olanları yanyana koyuyor sonuna doğru cıvıklaşıp havadan atmalar, hepsini birbirine karıştırmalar başlıyor.
Ahhh kalbimin en kırmızı, en pürüzsüz, en güzel kokan gülü...


Geçenlerde bloglarda bi kuşburnu pulpu yararları konuşuluyordu, kimdi, ne demişti, nasıl yedirilecekti bulamadım.Aldım da...yardımcı olunuz lütfen...yoksa marmelat yapıcam valla..