25 Mayıs 2011 Çarşamba

Bugün orkide, yarın da domates, biber:)





Bahçeye kapılarımızı açtım bugün...
Orkidemi daracık saksısından kurtardım, nefes verdim,
Salıncağını sildim güzelce, seni salladım,
Dudağını çarpmana kızdım ama kıyamadım,
Babanın gelişini bahçede karşıladık,
Masama bambu servisleri koydum,
Sırf şıklığından yemek yemek istedin,
Zorla bir kepçe çorbayı bitirdin,

Bahçeme kapılarımı açtım bugün,
İçime yaz dolsun diye,
Toprağa elimi sürdüm,
üzerime enerji versin diye.....

23 Mayıs 2011 Pazartesi

4+4

Çok memleketim var benim, hepsi kıyılarda...
Kabul gören baba memleketi olur di mi?
Gelibolu...
2 güncükte olsa buluştuk, en sevdiklerimle...
Bu yorgunluk beni nasıl da motive ediyor hayret..

 Çanakkale' ye de gittik bu sefer...Aynalı çarşıya uğramadık:))

 Oyumu, tüm yolları en fazla 2 saate indirene vereceğim yeminle...
Hadi kapışın:)))






6 Mayıs 2011 Cuma

32 yaşında...

Hünerli ellerden ben....

Yaş almanın en güzel yanı; insanın kendine daha iyi bakar olması,
En kötü yanı; kendine ne kadar iyi baksan da değiştiremeyeceğin çok şeyin olması....
Alnımdaki yatay çizgiler örneğin.....

5 Mayıs 2011 Perşembe

Sen Gelince...

Gidemedim, kızımı bırakabileceğim birini bulupta bir önceki yazımda bahsettiğim konferansa gidemedim, bakıcısına bırakabilirdim ama o uzak yola gitmeyi de ben göze alamadım, napalım sağlık olsun...
Cumartesi günü Eskişehir' li Nurturia anneleriye buluştuk, çocuklarla olunca biraz hareketli de geçse iyi geliyor bana böyle buluşmalar..
Canım arkadaşım da sürpriz yaptı bana o gün, birkaç saatini ayırdı o da katıldı aramıza, her zaman ki gibi çok güzel fotoğraflar çekti....
Hele siz bir de beni çektiği fotoğrafları görseniz...





3 Mayıs 2011 Salı

Küçük şeyler..

Sebepsiz, gereksiz ağlamaların bu kadar canımı sıkmasının sebebi, sıklaştığından mıdır? yoksa benim tahammül sınırlarımın azalmasından mıdır? İnsan hep birşeylere ümit bağlar ya, ben de 3 yaşına ümit bağladım, 2 aydan bile az bir zaman kaldı..

Havaların düzelmesini bekliyoruz dört gözle, havaların bu dengesizliği bizim de dengemizi bozuyor, öyle hissediyorum.

Zamansızlıktan şikayetçiyim son günlerde, günlerin uzamış olmasının aksine yetmiyor zaman bana, bize...Akşam için planlar yapıyorum, artık o kadar yetişemiyorum ki, banyo yapmasını bile plan dahilinde yapar oldum..Kafası kaşınınca şöyle diyor; anne, ben bitlendim galiba:))

Biraz deli dolu bir kız, cidden, uçuk biraz:)) Süslenmek en büyük zevki son zamanlarda.
Pazar günü parmağına 3 tane yüzük taktı, kafasına çiçeklerle süslenmiş yarım şapka, hepsini arkadaşlarım hediye almıştı ona, dudağına güya ruj sürdü, şöyle sordu bana; anne, bana neden oje sürmedin? Ben evin kapısını kilitlemeye çalışırken, babasıyla bindiler arabaya, ön koltuğa kurulmuş, "sen arkaya otur" dediğini kapıyı açmadan dudaklarının hareketinden anladım...Hiç yapmam aslında ama bu sefer yaptım, emniyet kemerini sıkıca bağladık, o, ön koltukta gitti büyük Babaannesinin sıcacık peksimetlerini yemeye...
"Baba, sen beni polislerden korurusun, olur mu?" diye diye...

Foto: Gittiğimiz restaurantta arkadaşıyla doktorculuk oynarken...

** Bir davetiye aldım bugün; Üstün Dökmen' in "Evden Okula,Okuldan Dünyaya" konulu konferansı üzerine.. Rüyacığım yengene gider misin akşam? diyeceğim, kesin "Evet, yaşasın" diyecek :))

**Annelerin Dünyası yepyeni, ufak tefek düzenlemelerimiz kaldı ama çoğu bitti sayılır, uğrarsanız burdayız; Annelerin Dünyası..

23 Nisan 2011 Cumartesi

Şapka Partisi...

Taa, 2-3 hafta önce bir yazı verdiler kreşten; 22 Nisan 2011 günü, geleneksel şapka partimiz vardır, kendinizin, evdeki artık materyallerle yaptıgınız bir şapka falan filan...
Benim işler hep böyledir, hep son dakkaya kalır, e bir de geziler falan derken, yumurta kapıya dayandı tabi..
Keçeden olmasını istedim, bir kısmını arkadaşım Çiğdem aldı, ben de iş çıkışı gittim malzemeleri almaya, yoktur benim evde öyle artık malzeme falan, zincir çekmekten bir adım öteye geçemem tığ işinde bile...
Biraz internetten fikir, biraz arkadaşlardan fikir derken oluşturdum kafamda...
Alternatif olsun diye bir sürü başka malzemeler de aldım, kullanmadığım o kadar çok şey kaldı ki, şapkanın maliyeti epey fazla oldu...

Neyse eve geldik, oturdum şapka yapımına...
Ortaya çıkan budur,
%100 kendim yaptım, elimi bile kestim, keçe dikmek zormuş arkadaş...
Seneye keçe yapmam ben:)))

 Benim yaptığıma inanmayanlar!!
Şapkanın alt kısmındaki çapraz dikişlere de dikkat çekmek isterim :)))
Lütfen yani:)))



18 Nisan 2011 Pazartesi

samsun,çarşamba,perşembe,ordu vs.vs...

Çocukluğumun en büyük şahitlerinden bu çeşme....
Nasıl anlatsam ki...
Karşısındaki koca gövdeli dut ağacı....
İkisine sorsanız günlerce anlatırlar...
Benim unuttuklarımı bile...

 Yorucu ve soğuktu...
 Gözümü açtım kapattım bitti sanki...

 Hayatta en sevdiklerim diye sayarsınız ya, anneannem ilk beşimin içindedir her zaman...
 Anneannem 4 sene önceki halinden çok daha iyi...Şimdi 88 yaşında...
 Bir daha görür müyüm bilmem....
 O olmazsa, bir daha o yollara gider miyim bilmem....Ama en az bir kere daha gideceğim kesin, ne kadar çok uzun olursa o zaman, o kadar iyi...
 Ahh hava güzel olsaydı da; köyümün içinde daha çok nefes alsaydım, çocukluğumu hayal etseydim...
Domuz tepesine çıkıp, dedemin söylememi en sevdiği türküyü söyleyebilseydim...
Yaz tatillerinde, uzun otobüs yolculuğunun sonlarına doğru, yaklaştıkça kalbime yerleşen heyecanı, çocuk olduğum için mi yaşar mışım acaba?

17 Nisan 2011 Pazar

Silkelenmeli...

Gecenin bir vakti oturdum bilgisayarıın başına, bloglara hızlıca bir bakış attım, ne çok uzak kalmışım, sevdiklerimin hayatındaki gelişmeleri takip edemez olmuşum....

Blog yasağı, zaten uzun zamandır üzerimdeki tembellikten fotoğraf çekememiş olmam, kendi koşuşturmalarım derken yazmaz olmuşum...

Bir Karadeniz turu yaptık geçen hafta, birkaç fotom var ve anlatacaklarım...

Pazartesi buluşalım, çok özledim ben zira....